avcılık kursları amacına ulaştı mı
 
 

AVCILIK KURSLARI AMACINA ULAŞTI MI?

Avcılık kursları Avcıları eğitmek için değil, Avcılık Belgesi vermek için yapılıyor. Avcılığı hiç bilmeyen kimse bu kursu bitirince avcı olabilir mi? 2001 Yılında Orman Bakanlığına aşağıdaki raporu göndermiştik. Pekiyi o günden bugüne ne değişti.

Eğitim bir bilimdir. Öğrenme ise bireyseldir. Eğitimciler onun içindir ki "öğrenemeyen insan yoktur, öğretemeyen sistem vardır" derler. Bu nedenden ötürü farklı öğretim metodları ortaya çıkmıştır. Eğitimi derlenmiş bilgileri anlatılınca öğrenilecek olgu olarak algıyan okumuş cahillere ithaf olunur.

Gösterdim : Gördü Anlamına Gelmez
Söyledim : Duydu Anlamına Gelmez
Duydu : Doğru Anladı Anlamına Gelmez
Anladı : Hakverdi Anlamına Gelmez
Hakverdi : İnandı Anlamına Gelmez
İnandı : Uyguladı Anlamına Gelmez
Uyguladı : Sürdürecek Anlamına Gelmez

ORMAN BAKANLIĞI'NIN ORGANİZE ETTİĞİ AVCI EĞİTİMİ KURSLARININ İÇERİK VE EĞİTİM ÖĞRETİM YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME RAPORUDUR.

TESPİT : Dernek başkanlığının müfredat ve ders dağılım planı hakkında bilgi isteyen yazısına, Tekirdağ MPAYH Mühendisliğinin 05.06.2001 Tarih ve 127 sayılı cevap yazısı ve ekleri incelendiğinde;
a) Başlığı "Avcı Eğitiminde Kurs Programı" ve Alt başlık olarak "Avcı Eğitimi Kurs Programı Ünite
Dağılım Tablosu" olan çizelge fotokopisi
b) "Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitimi Kitabı" adlı eser.

Kitabın önsözünde Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Nami ÇAĞAN "Avcı eğitimi kurslarının başarıya ulaşması için en önemli araç ise uygun hazırlanmış bir ders kitabıdır. Elinizdeki bulunan, "Sürdürülebilir Avcılık İçin Temel Eğitim Kitabı" av ve yaban hayatımızın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimine dönük konulara ağırlık verilerek hazırlanmıştır." demektedir.
Kitabın sunuş bölümünde Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürü Sayın A. Hüsrev ÖZKARA " Çalışmalarımızın odak noktasını oluşturan "Sürdürülebilir Avcılık İçin Temel Eğitim Kitabı" ülke düzeyinde belirli bir standartta avcılık eğitimi yapılabilmesini sağlamak amacı ile hazırlanmıştır." demektedir.
Yine kitabın editörden bölümünde Sayın Mehmet EMİN BORA Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından görevli kılındığını belirterek, "yaptığım çalışmalarda pusulamı, her zaman evrensel değerlerin oluştuğu yöne, gönyemi ise, sürekli olarak aklın ışığına dayama çabası gösterdim" demektedir.
Mevcut materyaller incelendiğinde Kursun bir programının ve müfredatının olmadığı, mevcut kitabın hem program, hem müfredat hem de ders ve kaynak kitap olarak kabul edildiği görülmektedir.

1. "Sürdürülebilir Avcılık için Temel Eğitimi Kitabı" incelendiğinde
a) Kitabın tamamının 640 sayfadan oluştuğu, avcılıkla ilgili 14 ayrı bölüm ve İngilizce -Türkçe bir
sözlük bölümü bulunduğu
b) 14 bölümde toplam 865 test sorusu bulunduğu
c) Konu amaçlarının belirtilmediği.

2. "Avcı Eğitimi Kurs Programı" incelendiğinde;
a) Kurs programı özelliği taşımadığı
b) Ünite dağıtım tablosu özelliği taşımadığı
c) İçerik olarak konu adlarının belirtildiği
ç) Amaç sayıları belirtilmesine rağmen, amaçların belirtilmediği
d) Süre miktarı belirtilmesine karşılık, süre biriminin belirtilmediği (Bir ders= 45dak. gibi)
e) Konuların genele etki eden ağırlık yüzdelerinin belirtildiği

3. Kitap konuları ile program konularının aynı olmadığı görülmektedir.

AÇIKLAMALAR: Söz konusu kursun değerlendirilmesi yapılmadan önce eğitim öğretim yönünden bazı bilimsel gerçeklerin ortaya konup açıklanma zorunluluğu vardır.
Üzerinde yaşadığımız Dünya, evren evriminin; insan dünya evriminin, kültür insan evriminin, avcılıkta insan ve kültür evriminin bir parçasıdır. İnsanlığın 1-2 milyon yıl önce ortaya çıktığı, kültürün ve avcılığın insanla birlikte varolmaya başladığı tahmin edilmektedir.
İnsan, geçmişten geleceğe doğru "biyopisişik", "toplumsal", ve "kültürel" olmak üzere birbirini tamamlayıp bütünleyen üç ana evrim geçirir. Biyopisişik, toplumsal ve kültürel bir varlık olarak tanımlanan insan, canlılar arasındaki özel, üstün ve ayrıcalı konumunu-durumunu, geçirdiği bu üçlü evrime, özellikle kültürel evrime borçludur.
İnsanın kültürel evrimi
a) yaşantılar-deneyimler-sınayımlar geçirme-edinme-kazanma ve aktarma,
b) alet, araç-gereç yapma, kullanma ve geliştirme,
c) dil(ler) oluşturma-geliştirme ve kullanma,
d) bütün bunları biriktirme ve sağladığı birikimi koruma ve aktarma yoluyla biçimlenir. Bu olgu, bütünüyle, insanın avcısal ve avcı eğitimsel evrimi için de geçerledir.
Geniş anlamıyla insanın kültürel evrimi , başta "kültürlenme", "Kültürleme", ve "Kültürleşme" olmak üzere belli kültürel süreçlerle gerçekleşir. Bu süreçler bilinçli-bilinçsiz,amaçlı-amaçsız, planlı-plansız, düzenli düzensiz, yöntemli-yöntemsiz, istemli-istemsiz, seçkili-seçkisiz, dışetkiyle-kendiliğinden, istendik-istenmedik, saptamsal-rastlamsal vb. olmak üzere değişik biçimlerde gerçekleşir.
Geniş anlamıyla eğitim; bilinçli, amaçlı ve istendik bir kültürlenme, kültürleme ve kültürleşme sürecidir. Bu bağlamda avcılık eğitimi; bilinçli, amaçlı ve istendik bir avcısal kültürlenme, kültürleme ve kültürleşme sürecidir. Av kültürü ve avcılık eğitimi , onu oluşturan-gerçekleştiren insanla birlikte değişken gelişken ve dönüşken bir özellik gösterir.
"İnsan eğiten ve eğitilen bir varlıktır." İnsanın eğitimi davranış temeline dayanır, davranış temeli üzerine oturur-kurulur, davranış temeli üzerinde işler.
İnsan davranışlarla doğar, davranışlarla yaşar, davranışlarla gelişir. İnsan davranışlarını "doğuştan donanım" (kalıtım) ile sonradan "edinilmiş donanım" (çevre) belirler. İnsan yaşamında davranış, davranışla öğrenilir. Öğrenilmiş davranışlar geçirilen yaşantıların ürünüdür. İnsan yaşamında geçirilmiş yaşantılar ve öğrenilmiş davranışlar baskındır.
Yalın ve özlü anlamıyla avcılık eğitimi; bireye kendi yaşantısı yoluyla amaçlı olarak belirli avcısal davranışlar kazandırma, değiştirme ve geliştirme sürecidir.
Eğitim öğretimle ilgili bir program hazırlanırken göz önünde tutulması gereken belirli kriterler bulunmaktadır. Bir eğitim programının başarılı olabilmesinde teknik düzeyin mükemmelliği yanında, toplumun o eğitim programına duyduğu ihtiyaç ve inanç ile arkasındaki siyasi ve idari desteğin de önemi büyüktür.
Bir eğitim programı geliştirilirken, uygulanacak kitlenin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumunun da göz önünde bulundurulma zorunluluğu vardır.
Avcılık öğretimi temel öğeleri olarak;
1) Öğrenci, 2) Avcı öğretim programı ve öğretim planları, 3) Avcısal öğrenme ve öğretme ortamı,
4) Avcılık eğitimi hizmeti, 5) Avcı öğretmeni, 6) Fiziki çevreyi sıralayabiliriz.

GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELER

Eğitim öğretimde temel hedefin insanın davranışları olduğu göz önünde tutulduğunda bunların bu kursla sağlanamayacağı ortadadır. Zira ortada açıkça belirlenmiş amaçlar ve o amaçları gerçekleştirebilecek davranışlar bulunmamaktadır.
Kursun temeli olarak belirlenen kitap, ders kitabı niteliğinden tamamen uzaktır. İçerik olarak çeşitli kaynaklardan derlenmiş,içinde kişisel görüşlerinde yer aldığı bir kaynak eserdir, Birçok bilgi yanlış ve eksik anlatılırken, bazı konularda lüzumsuz ayrıntılara girilmiştir. Bazı bilgilerin herkes tarafından bilindiği farz edilmektedir. Yabancı terimlerin okunuşu ve açıklamaları anlatılmamıştır. Resimlerin çoğunluğu gelişi güzel seçilip, yerleştirilmiş olup konuları destekler nitelikten uzaktır. (Örnek sayfa 127)
Örneğin avcı üzerinden geçen sürüde kılkuyruk ördeğini veya önünden parlayan kuşun keklik, çil veya çulluk olduğunu nasıl ayırt edebilecektir? Bunlar anlatılmamıştır. Bunun yerine 67 sayfada Köpek Eğitimi anlatılmıştır. Amaç köpek eğiticisi mi yetiştirmektir? 77 sayfada "Av ve Yaban Hayatı Kaynaklarının Sürdürülebilir Yönetimi" anlatılmıştır. Bu bölüm avcıdan çok, avcılıkla ilgili eğitim veren fakülteler ile avcılıkla ilgili planlama ve uygulamada görevli yönetici ve personeli ilgilendiren konuları içermektedir. Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Avcı avlanan kişidir. Oysa avcılık; avı ve avcıyı da içine alan çevre, sanayi, turizm, koruma-kollama, yetiştirme, planlama vb. gibi bilimsel araştırmaları da kapsayan bir bütündür. Eğer avcı eğitimi, avcılık eğitiminin içinde tasarlanıyorsa o zaman avcılık eğitimini,
1- Genel avcılık eğitimi
2- Özengen (amatör) avcılık eğitimi
3- Mesleki (profesyonel) avcılık eğitimi,
şeklinde basamaklara ayrılması daha yerinde olacaktır.

Kültürü kısaca yaşam bilgisi olarak tanımlayabiliriz. Bu bağlamda Wisconsin üniversitesi profesörleri Robert Jakson ve Robert Norton' nun belirlediği av basamaklarının Ulusal av kültürümüzde yeri olmadığı tartışılmaz bir gerçektir. Zira araştırmaya konu olan 1000 avcıdan kaçı Türk ve Türkiye'dendir?
Söz konusu kitapta Sibirya kazından hiç söz edilmemektedir. Oysa Trakya'daki avcıların çoğu sert geçen kış aylarında bu hayvanı avlamaktadır. Koruma altındaki bu gibi hayvanları bu kitaba göre düzenlenecek kurslarla öğretmek mümkün olmayacaktır.
Örneğin kitapta yer almayan ancak bir çok avcı tarafından avlanan "Sarıasma, üzüm kuşu, karatavuk, sığırcık" vs. gibi kuşlar bulunmaktadır. Eğitim planlaması yukarıdan aşağı yerine aşağıdan yukarıya doğru yapılandırılmalıdır. Ancak bu sayede bu gibi hayvanların av kültürümüzde yerinin olduğunu fark edebiliriz. Yerel av kültürlerimizden bölgesel, bölgesel av kültürlerimizden de ulusal av kültürümüze mevcut durumun tespit edilip belirlenmesi gereği bulunmaktadır. Yerel ve bölgesel av sorunları ve çözümleri ulusal av kültürümüzün daha gerçekçi yaklaşımlarla oluşmasını sağlayacaktır. Bu sayede, yapılacak olan avcı eğitiminde, eğitimin temel yöntemlerinden olan, bilinenden bilinmeyene ve yakın çevreden uzak çevreye ilkelerini uygulama imkanı doğacaktır.
Türkiye'de kimler avcı? Neden avlanıyorlar? Bölgelere göre avcı yoğunluğu ne kadardır? Kayıtlı ve kayıtsız avcı miktarı ne kadardır? Avcıların eğitim durumu nedir? Avcıların meslek dağılımı hangileridir? Avcıların ekonomik durum dağılımı nasıldır? vs. gibi soruların cevaplanması gereklidir.
Kısaca avcı eğitim programından önce sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik istatisiki bilgilere ihtiyaç vardır.
Sonuç olarak yerel, bölgesel ve ulusal av şuralarından sonra içinde eğitim uzmanlarının da bulunduğu, oluşturulacak bir komisyon tarafından hazırlanacak yeni bir avcı eğitim programına ihtiyaç bulunmaktadır.

Saygılarımla arz ederim.


Nedim ÇALIM
20.08.2001